Vaktin yok mu? Haberi senin için sadeleştirelim.
Bir biçim seç; haberin özü saniyeler içinde burada belirsin.
Yukarıdaki üç seçenekten birine dokun.
Northwestern Üniversitesi bünyesindeki Retail Analytics Council ile alışveriş asistanı Minty'nin ortak araştırması, e-ticarette pazarlama bütçesinin yön değiştirdiğini gösteriyor. Araştırmaya göre her yeni pazarlama dolarının 63 senti reklam yerine yapay zekâ ve nakit iade (cashback) uygulamalarına yönlendiriliyor.
Araştırma, perakendeci, marka üreticisi ve çevrim içi pazaryerlerinde görev yapan 150 üst düzey ticaret karar vericisiyle yapıldı. Katılımcıların yüzde 98'i yıllık geliri 100 milyon doların üzerindeki şirketlerden; yüzde 31'i ise 1 milyar doların üzerindeki şirketlerden geliyor.
Geleneksel arama ve sosyal medya geride kalıyor
Araştırmanın en çarpıcı bulgusu kanal sıralamasında. Katılımcıların üçte ikisi (yüzde 66) 2027'de alışverişçiye ulaşmanın birincil yolunun yapay zekâ olacağını düşünüyor. Geleneksel aramayı işaret edenler yüzde 18'de, sosyal medyayı işaret edenler yüzde 13'te kalıyor.
Yüzde 79'u ise 2027'de müşteri tabanının yapay zekâ araçlarını kullanıyor olacağını bekliyor. Yöneticilerin beklentisi, alışveriş yolculuğunun başlangıç noktasının arama kutusundan yapay zekâ arayüzlerine kayacağı yönünde.
Nakit iade tarafı beklenenden güçlü
Araştırmadaki ikinci hat, fiyat ve tasarruf odaklı araçlar. Katılımcıların yüzde 81'i nakit iade ve tasarruf araçlarının alışverişçiye en yararlı pazarlama biçimi olduğuna katılıyor. Yüzde 61'i bu alandaki yatırımını artırdığını ya da bütçe ayırdığını söylüyor.
Yani bütçe kaymasının tek sürükleyicisi teknoloji merakı değil; tüketicinin fiyat hassasiyeti de aynı yöne itiyor. Nakit iade uygulamaları, indirim platformları ve fiyat karşılaştırma araçları, yöneticilerin gözünde reklam ve sadakat programlarının önüne geçmiş durumda.
Yapay zekâ ajanına pazarlama henüz başlangıçta
Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 50'si doğrudan yapay zekâ ajanlarına pazarlama yapmaya hazır olduğunu belirtiyor. Ancak bu kanalı bugün "çekirdek ya da stratejik" olarak tanımlayanların oranı yalnızca yüzde 16.
Aynı katılımcıların yüzde 41'i 2027'de bu tanımı kullanacağını öngörüyor. Aradaki fark, alanın henüz bütçe kalemi olmaktan çok beklenti aşamasında olduğunu gösteriyor. Araştırmanın duyurusunda Northwestern'dan Frank Dudley ve Minty'den Rodney Mason'ın değerlendirmeleri yer alıyor.
Rakamları okurken dikkat edilmesi gerekenler
Bu bir davranış ölçümü değil, beklenti anketi. Yöneticilerin 2027 için ne öngördüğünü ölçüyor; 2027'de ne olacağını değil. Bütçe kalemlerinin gerçekte nereye gittiği ancak yıl sonu finansallarında görülecek.
Örneklem de dar ve büyük şirket ağırlıklı: 150 kişinin neredeyse tamamı 100 milyon doların üzerinde ciroya sahip şirketlerden. Küçük ve orta ölçekli satıcının bütçe davranışı bu tablodan okunamaz.
Türkiye'deki satıcı için ne anlama geliyor
Büyük markaların bütçesini yapay zekâ arayüzlerine kaydırması, orta ölçekli satıcı için doğrudan bir bütçe talimatı değil. Ama bir sinyal: ürününüzün yapay zekâ asistanlarına nasıl göründüğü, önümüzdeki dönemde arama sıralamasındaki yeriniz kadar belirleyici olabilir.
Bunun bugünden yapılabilecek karşılığı teknik ve ucuz: ürün sayfalarındaki yapılandırılmış veriyi (fiyat, stok, kargo süresi, iade koşulu, varyant) eksiksiz ve makine okunabilir tutmak. Yapay zekâ asistanları da, karşılaştırma araçları da aynı veriyi okuyor.
Nakit iade tarafı için ise aynı uyarı geçerli değil. Kampanya kurgusunu tamamen indirim ve iade üzerine kurmak marjı hızla eritiyor; araştırma bu araçların tüketici gözünde işe yaradığını gösteriyor, her işletme için kârlı olduğunu değil.
Bu içerikteki temel bilgi ve rakamlar yukarıdaki birincil kaynakta ya da açıkça belirtilmiş araştırma yayımlayıcısında kontrol edilmiştir.

